YENİ TÜRK CEZA KANUNU’NDA KUSURU KALDIRAN YA DA AZALTAN SEBEPLER

  Ceza Hukuku    25 Ocak 2016
Yorum Yok

YENİ TÜRK CEZA KANUNU’NDA KUSURU KALDIRAN YA DA AZALTAN SEBEPLER

  1. Cebir, Şiddet, Tehdit:

 

Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı maddi bir zorlama sonucu suç işlemek mecburiyetinde bırakılan kişinin içinde bulunduğu duruma cebir (şiddet) denilir. Kendisinin bilerek sebebiyet vermediği ve başka türlü karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı, halen var olan ağır ve muhakkak bir zarardan kendisini veya başkasını korumak amacıyla bir suç işleyen kişinin içinde bulunduğu duruma korkutma (ikrah) denilir. Kendisinin bilerek sebebiyet vermediği ve başka türlü karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı, halen var olmayıp ileride meydana gelebilecek ağır ve muhakkak bir zarardan kendisini veya başkasını korumak amacıyla bir suç işleyen kişinin içinde bulunduğu duruma tehdit denilir. Cebir, ikrah ve tehdit durumunda, işlenen suç ile korunan yarar arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Aksi halde, fail cezadan kurtulamaz.

 

  1. Haksız Tahrik:

 

Haksız tahrik, bir haksız fiilin oluşturduğu dışarıdan gelen bir etkiyle kişiyi kızgınlık ve üzüntü etkisi altında suç işlemeye yönelten sebeptir. Ancak fail kendi haksız eylemiyle olaya sebep olmuşsa haksız tahrikin varlığından söz edilemez. Haksız eylemle daha sonra işlenen suç arasında mutlaka bir nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. Aradan zaman geçmesi önemli değildir. Önemli olan etkinin devam ediyor olmasıdır.

 

  1. Hata:

 

Ceza hukukunda hata iki şekilde olabilir: hukuki hata, fiili hata.

 

Fiili hata, suçun unsurlarında yanılmadır. Hukuki hata ise, hukuku bilmeme ya da bir normun varlığında veya normun yorumlanmasında hatadır.

 

 

 

TEŞEBBÜS

 

İcra hareketlerine başlanmakla birlikte failin elinde olmayan sebeplerle tamamlanamayan suçlara “teşebbüs halinde kalmış suçlar” denilir.

 

Bir suçun işlenmesinde dört aşama vardır:

 

  • Suç fikrinin ortaya çıkması
  • Hazırlık hareketleri
  • İcra hareketleri
  • Suçun tamamlanması (gönüllü vazgeçme)

 

Şartları:

 

1) Suç işleme kastının varlığı: Suç kararı, suç tipinde yer alan tüm objektif unsurları içermelidir. Fail, neticenin gerçekleşmesini, yani suçun tamamlanmasını istemiş olmalıdır.

 

2) Suçun icrasına doğrudan doğruya başlamak: İcra hareketine doğrudan doğruya başlanmış olması teşebbüsün objektif unsurudur.

 

3) Failin işlemeyi düşündüğü suçu elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması:

 

Suç tipinde belirtilen objektif unsurların herhangi birisi gerçekleşmemiş ise, suç tamamlanmamıştır. Yani neticenin, nedensellik bağının ya da objektif isnadiyetin gerçekleşmemesi halinde suç tamamlanmamış sayılır.

 

Gönüllü vazgeçme, failin kendisinin suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlemesi anlamına gelir.

 

 


İŞTİRAK

 

 

Tek bir fail tarafından işlenmesi mümkün iken birden fazla kişinin birlikte işlediği suçlarda iştirakten söz edilir. Bazı suç tipleri ise tek kişi tarafından işlenemez. Birden fazla kişinin fail olarak bu suça katılması hallerinde “çok failli suçlardan” söz edebiliriz. Örneğin, zina, kavga, rüşvet.

 

Suça katılanların sorumluluğunu düzenleyen 3 sistem vardır:

 

(1) Eşitlik sistemi: Bu sistemde, suçun işlenmesine katkıda bulunan her fail, o suç için öngörülen aynı cezayla cezalandırılır.

 

(2) İkilik sistemi: Bu sistemde, suça katılanların suçun oluşmasındaki katkılarına göre cezalandırılır. Suça birinci derecede katılanlar (asli fail) suçun tam cezasıyla, ikinci derecede katılanlar (feri fail) ise daha az cezalandırılır.

 

(3) Cezanın faile göre belirlenmesi sistemi: Failin suçun oluşmasına katkısı göze alınmaz. Her faile kendi kötü hareketi oranında ceza verilir.

 

YTCK, ikilik ile cezanın faile göre belirlenmesi arasında karma bir yöntem benimsemiştir.

 

Suça iştirakin koşulları:

 

(1) Birden çok kişi (fail) tarafından yapılan ve aralarında nedensellik bağı bulunan birden çok hareketin varlığı (objektif koşul). Bu katılma maddi ya da maneva olabilir. Buradaki ölçü, suça katılanın katkısı olmadan netice meydana gelmeyecek ya da gerçekleştiği şekilde meydana gelmeyecek idi ise, nedensellik bağı var demektir.

 

(2) Suça katılma kastı (iştirak iradesi) (sübjektif koşul).

Faillerin her biri suça katılma bilinciyle hareket etmelidir. Örneğin, altınları alması için F’ye evin kapı anahtarını veren hizmetçi H, ev sahibinin direnmesi üzerine F’nin ev sahibini bıçaklaması fiiline de katılmış sayılamaz.

 

(3) Karar verilen suçun işlenmesi (bağlılık kuralı). İştirakin varlığı için, icra hareketlerine başlanan suçun tüm şerikler için aynı olması gerekir, yani fail tüm suça katılanlar bakımından aynı olan bir suçu işlemiş olmalıdır. Buna iştirakte bağlılık kuralı denilir.

 

 

 

 

ceza hukuku yenİ tÜrk ceza kanunu'nda kusuru kaldiran ya da azaltan sebepler YENİ TÜRK CEZA KANUNU'NDA KUSURU KALDIRAN YA DA AZALTAN SEBEPLER ceza hukuku

YENİ TÜRK CEZA KANUNU’NDA KUSURU KALDIRAN YA DA AZALTAN SEBEPLER

 




  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Lütfen Disqus eklentisini kurun.