Ceza muhakemesi hukuku ders notları

  Ceza Muhakemesi Hukuku    25 Ocak 2016
Yorum Yok

Ceza muhakemesi hukuku ders notları birlikte göz atalım;

  1. GENEL OLARAK

            Bir suçun işlenip işlenmediğini, işlenmişse kim tarafından ve hangi şartlar altında işlendiğini araştıran hukuk dalına ceza muhakemesi hukuku denir.

1929 tarihli eski Ceza Muhakemesi Usulü Hukuku Almanya’dan alınmış idi. Yeni kanunumuz 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunudur.

  1. CEZA MUHAKEMESİNE HÂKİM OLAN İLKELER
  2. Resen Araştırma İlkesi

CMK’ da şekli gerçeklik değil maddi gerçeklik aranır. Mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı değildir. Örneğin sanık hakkındaki tüm iddiaları kabul etse bile dava son bulmaz. Mahkeme sanığın ikrarının doğru olup olmadığını araştırmak zorundadır. Yine savcı beraat kararı verse bile mahkeme mahkumiyet kararı verebilir.

Deliller mahkemeyi bağlamaz, mahkeme delilleri serbestçe değerlendirir ve vicdani kanaatine göre karar verir. Mahkeme kendiliğinden delil toplayabilir. İspat yükü de yoktur, sanığın susması suçu kabul ettiği anlamına gelmez.

  1. Derhal Uygulanabilirlik İlkesi

Yürürlüğe giren ceza muhakemesi normu, failin lehine veya aleyhine olmasına bakılmaksızın derhal uygulanır.

  1. Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılmaz. Eğer maddi olay kuşkulu ise bundan sanık yararlanır. Kesin kanaate ulaşılmadan mahkumiyet kararı verilemez.

  1. Delil Serbestîsi İlkesi

Ceza muhakemesi hukukunda hukuka uygun bir yolla elde edilmiş olması ve akla uygun olması koşuluyla her şey delil olabilir, her şey her şeyle ispat edilebilir.

Delil serbestîsi ilkesinin tek istisnası vardır oda duruşma tutanağının ispat gücüdür. Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir.

  1. Kamu Davasının Mecburiliği İlkesi

Suçun işlendiği hususunda yeterli delil varsa, savcı kamu davasını açmak zorundadır. Bu kuralın istisnaları vardır. Bazı durumlarda savcı kamu davasını açma konusunda takdir yetkisine sahiptir.

  1. Doğrudanlık İlkesi

            Mahkemenin, daha doğrusu hakimin kararını delillere doğrudan doğruya bizzat temasa geçerek vermesini ifade eden ilkeye denir. Bu ilkenin sonucu olarak tanıklar doğrudan doğruya dinlenir.

  1. Kıyas Yapılabilmesi

CMK’ da kıyas mümkündür.

  1. Davasız Yargılama Olmaz İlkesi

Yargılama makamı olan mahkemelerin bir davaya bakabilmelerinin, iddia makamlarınca suç oluşturduğu düşünülen eylemin bir iddianame ile dava konusu yapılmasına bağlanması gerekliliğini ifade eden kavrama denir.

III. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA YER ALAN TANIMLAR

Şüpheli: Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.

Sanık: Kovuşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.

Müdafi: Şüpheli veya sanığın avukatıdır.

Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişinin avukatıdır.

Soruşturma: Suçun öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir.

Kovuşturma: İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir.

İfade alma: Şüphelinin kolluk görevliler veya cumhuriyet savcısı tarafından suçla ilgili olarak dinlenmesidir.

Sorgu: Şüpheli veya sanığın hakim veya mahkeme tarafından suçla ilgili olarak dinlenmesidir.

Malen Sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişidir.

Suçüstü:

  1. İşlenmekte olan suç
  2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra yakalanan kişinin işlediği suç
  3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suç

Toplu Suç: Aralarında iştirak idaresi bulunmasa da 3 veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçlardır.

Disiplin Hapsi: Kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen

  • Seçenek yaptırımlara çevrilemeyen
  • Ön ödeme uygulanmayan
  • Tekerrüre esas olmayan
  • Şartlı salıverme hükümleri uygulanamayan
  • Ertelenemeyen
  • Adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi ifade eder.
  1. CEZA MUHAKEMESİ MAKAMLARI
  2. İddia Makamı

Savcılık: Savcı kamusal iddia makamıdır. Kamu davasını açma yetkisi savcılık makamına aittir. CMK’ da şahsi dava kabul edilmemiştir. Savcının görevi idari niteliktedir.

Adalet Bakanı savcıya ‘ dava aç ‘ veya ‘ dava açma ‘ emri veremez. Soruşturma ve kovuşturma evresindeki savcıların aynı kişi olması gerekmez.

Bireysel İddia Makamı: Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek savcının açmış olduğu kamu davasına katılabilirler. Bu hallerde bireysel iddia makamı ‘ katılan ‘ adını alır.

  1. Savunma Makamı

Savunma bizzat şüpheli veya sanık ya da müdafi tarafından yapılır. Savunma genellikle iddianın reddi şeklinde yapılır. Müdafi sayısı bakımından bir sınırlama yoktur. Ancak soruşturma evresinde ifade almada en çok 3 avukat hazır bulunabilir.

Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. 

Zorunlu Müdafilik

Kural olarak şüpheli veya sanık müdafi seçmek zorunda değildir, isterse kendisi yapabilir. Ancak şu hallerde şüpheli veya sanığın istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

  • Çocuklara,
  • Kendisi savunamayacak derecede malul olanlara,
  • Sağır ve dilsizlere
  • Alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda
  • Tutuklanması istenmişlere
  • Gözlem altına alınmışlara
  • Duruşma yapılan hallerde sanık kaçak ise
  1. Yargılama Makamı

Mahkeme Makamı: Asıl ceza davasını görev ve hüküm ile uyuşmazlığı çözecek olan makamdır. Mahkemenin tek hâkimli olması da mümkündür. Mahkemenin vermiş olduğu karara karşı istinaf ve temyiz yoluna gidilebilir. Mahkemenin hüküm dışında verilen kararlarına karşı ise itiraz kanun yoluna gidilebilir.

Hâkimlik ( Yargıçlık ) Makamı: Uyuşmazlığı çözecek yargılama yapamaz. Örneğin soruşturma evresinde yetkili yargılama makamı olan sulh ceza hakimi böyledir. Soruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararları savcının talebi üzerine sulh ceza hâkimi verir. Kural olarak soruşturma evresinde hâkimlik makamı, kovuşturma evresinde mahkeme makamı yetkilidir.

Naip Hâkimlik: Kovuşturma evresinde işlemler, mahkeme tarafından yürütülür. Ancak mahkeme binası dışında yapılacak işlemler için mahkeme makamı kurul içinden bir naip hâkim görevlendirir. Naip hâkimlik, kurul halinde çalışan mahkemelerde söz konusu olabilir. Örneğin hasta olan tanığın dinlenmesi için üyelerden biri naip hakim olarak görevlendirilebilir. Naip hâkimlikte bir hakimlik makamıdır.

Hâkimin Reddi veya Çekinmesi

Hâkimin Davaya Bakmasının Yasak Olduğu Haller

  • Suçtan kendisi zarar görmüş ise
  • Sonradan kalksa bile sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa
  • Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise
  • Aralarında evlat edinme bağlantısı varise
  • Aralarında 3. derece dâhil kan, 2. derece dâhil kayın hısımlığı var ise
  • Aynı davada savcılık, adli kolluk, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa
  • Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse
  • Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.
  • Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış hakim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.
  • Yargılanmanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hakim, aynı işte görev alamaz.

Yukarıdaki hallerin varlığı halinde davaya bakan hakim davadan çekinmelidir. Çekinmezse şu kişiler davanın her aşamasında hâkimin reddini isteyebilir.

  • Cumhuriyet savcısı
  • Şüpheli veya sanık
  • Müdafi
  • Katılan
  • Katılan vekili

Hâkimin Tarafsızlığını Şüpheye Düşürecek Diğer Haller

            Hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer hallerin varlığı halinde de hakim davadan çekinebilir; çekinmezse yukarıdaki kişiler hakimin reddini isteyebilir. Örneğin hakimin sanığın nişanlısı olması, eski kiracısı olması, arkadaşı olması gibi.

Ancak yasaklı olduğu hallerden farklı olarak bu durumlarda hakimin reddi her zaman istenemez. İlk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar istenebilir. Sonradan ortaya çıkan ve öğrenilen durumlarda öğrenmeden itibaren 7 GÜN içinde yapılması şarttır.

Hakimin Reddinde Usul

Hakimin reddi istemi mensup olduğu mahkemeye yapılır ve mensup olduğu mahkemece karar verilir. Ancak reddi istenen hakim müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme oluşamaz ise bu konuda CMK’ nın 27. maddesinde belirtilen başka mahkemeler karar verir.

Hakimin reddi isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesindir.

Hakimin reddi isteminin kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Reddi istenen hakim, ret hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapar.

Zabıt Katibinin Reddi veya Çekinmesi

Hakimin reddinde olduğu gibi zabıt katibinin de çekinmesi veya reddi mümkündür. Zabıt katibinin reddi hakkında karar yanında çalıştığı mahkeme başkanı veya hakim tarafından verilir. 

  1. GÖREV ve YETKİ
  2. Görev ( Maddi Yönünden Yetki )

Ceza mahkemeleri asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarda kurulan diğer ceza mahkemeleridir. Sulh ceza mahkemeleri 2014 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır.

2014 yılında yapılan değişiklikle SULH CEZA HAKİMLİKLERİ kurulmuştur. Soruşturmalarda hakim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hakimliği kurulmuştur.

Asliye Ceza Mahkemeleri: Esas görevli mahkemelerdir. Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan daha ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. Tek hakimlidir. 10 yıldan daha az hapis cezaları ve adli para cezaları davalarına bakar.

Ağır Ceza Mahkemeleri: Kural olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve 10 yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakar. Bunun dışında;

  • Yağma
  • İcbar veya ikna yoluyla irtikap
  • Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
  • Nitelikli dolandırıcılık
  • Hileli iflas
  • Terörle mücadele kapsamında kalan suçlara bakar.

Bir başkan ve yeteri kadar üye bulunur. Bir başkan ve 2 üye ile toplanır.

Görevli ceza mahkemesinin tespitinde suçun cezasının üst sınırı dikkate alınır.

Görev kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme tarafından resen dikkate alınır. Görevsizlik kararı mahkemece resen verilebilir, talebe gerek yoktur.

İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.

Görevsizlik iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Aynı şekilde görevsiz mahkeme yargılamanın her aşamasında resen görevsizlik kararı verebilir.

İstisna: Duruşmaya başlandıktan sonra suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.

Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevsiz mahkemenin yaptığı işlemler hükümsüzdür. Örneğin takın ifadeleri geçersiz olur, ancak sonradan ölen tanığın ifadesi geçerli olur.

Görevsizlik kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Görevde Uyuşmazlık

Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ORTAK yüksek görevli mahkeme belirler. Bu mahkemenin vereceği karar kesindir.

 Bağlantılı Davalar

Bir kişi birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulursa bağlantı var sayılır. Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.

Aralarında bağlantı olan davalar birleştirilerek açılabilir ya da kovuşturma evresindeyüksek görevli mahkeme bağlantılı davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına karar verebilir. Birleştirme halinde davaya yüksek görevli mahkemede bakılır.

İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede bakılır.

Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, yukarıdaki gösterilen türden olmasa bile bu davaların birleştirilmesine karar verebilir.

  1. Yetki ( Yer Yönünden Yetki )

Yetkisizlik kararı mahkemece resen verilir, talebe gerek yoktur.

Yetkisizlik iddiası her zaman ileri sürülemez. İlk derece mahkemelerinde duruşmadasanığın sorgusu başlamadan önce bildirilmelidir. Bu aşamadan sonra yetkisizlik kararı verilemez.

Yetkisizlik kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Yetkili olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Yani yetkisiz mahkemenin yapmış olduğu işlemler geçerlidir. Ancak yetkili mahkeme isterse bu işlemleri yeniden yapabilir.

Bir hakim veya mahkeme yetkili olmasa bile gecikmesinde sakınca bulunana hallerde, yargı çevresi içerisinde gerekli işlemleri yapar. 

Türkiye’de İşlenen Suçlarda Yetki

  • Genel yetkili mahkeme suçun işlendiği yet mahkemesidir ( ana kural )

Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı yer, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.

  • Suçun işlendiği yer belli değilse şüphelinin yakalandığı yer
  • Yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi
  • Yerleşim yeri yoksa en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi
  • Mahkemenin bu suretle belirlenme olanağı yoksa ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkidir. 

Basın Yoluyla İşlenen Suçlar

  • Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesi yetkilidir. Ancak, aynı eser birden çok yerde basılmışsa suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.
  • Şikayete bağlı hakaret suçunda eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü bulunuyorsa o yer mahkemesi de yetkilidir.
  • Görsel veya işitsel yayınlarda da yayım merkezi olan yer mahkemesi yetkilidir. Görsel veya işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüş ise o yer mahkemesi de yetkilidir. 

Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Yetki

  • Sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir.
  • Yakalanmamışsa yerleşim yer mahkemesi yetkilidir.
  • Yerleşim yeri yoksa Türkiye’ de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
  • Bu şekilde de belirlenmesi mümkün değilse yetkili mahkeme, Yargıtay tarafından belirlenir.
  • Diplomatlar Ankara Mahkemelerinde yargılanır.

Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıtlarında veya Bu Taşıtlarla İşlenen Suçlarda Yetki

  • Suç gemide işlenmişse geminin uğradığı ilk Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir.
  • Hava taşıtlarında veya demiryolu taşıtlarında işlenen suçlarda yetki yine bu araçların ilk uğradıkları yer mahkemesi veya kayıtlı olduğu yerde bulunan mahkeme yetkidir.
  • Ülke içerisinde de bu taşıtlarda işlenen suçlarda bunların ilk uğradığı yer mahkemesi yetkilidir.

Bağlantılı Suçlarda Yetki

            Her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilebilir.

Bu konuda uyuşmazlık çıkarsa ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.

Birleştirilen davaların ayrılması da aynı şekilde olur.

Yetkide Uyuşmazlık

Birkaç hakim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa ORTAK yüksek görevli mahkeme, yetkili hakim veya mahkemeyi belirler. 

Davanın Nakli

  1. Yetkili hâkim veya mahkeme hukuki veya fiili sebeplerle görevini yerine getiremeyecek halde bulunursa yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline kadar verir.
  2. Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılmasıkamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanın nakline Adalet Bakanının istemi üzerine Yargıtay karar verir.

Ulusal Yetki Uyuşmazlığı

Türk ceza mahkemeleri ile yabancı devlet mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlığı ortaya çıkmışsa bu uyuşmazlık Lahey’deki Milletlerarası Adalet Divanı tarafından çözülür.

  1. MUHAKEME ŞARTLARI
  2. Dava Şartları

Şikâyet: Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda şikayet hakkı olan kişi 6 ay içinde şikayet hakkını bulanmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılmaz. Yapılmış olan şikayet geri alınabilir. Şikayette savcı dava açmak zorunda değildir.

Talep: Takibi belirli kimselerin talebine bağlı olan suçlarda kovuşturma yapabilmek için ilgili kimsenin talebi olmadan yargılama yapılamaz. Süreye bağlı değildir ve geri alınamaz. Savcı dava açmak zorundadır.

İzin: Bazı suçlarda yargılama yapılabilmesi için belli makamlardan izin alınması gerekmektedir. Verilen izin geri alınamaz.

Dava Süresi: Kanun gereği bazı suçlarda savcılık makamının kamu davası açabilmesi için belirlenen süredir. Bu sürelerin geçmesiyle artık kamu davası açılamaz.

Kesin Hüküm ve Derbest Dava Bulunmaması: Aynı fiil nedeniyle aynı fail için önceden verilmiş bir hüküm varsa yeni bir kamu davası açılamaz.

Yeni Kanıt Bulunması: Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra yeni bir kanıt bulunmadıkça aynı eylemden dolayı kamu davası açılamaz.

Ön Ödemenin Yerine Getirilmemesi: Ön ödemeye konu suçlarda ön ödeme yolu uygulanmadan yargılama yapılamaz. C. Savcısı ön ödeme yolunu denemeden dava açmaz. Eğer dava açılmış ise iddianamenin iadesi gerekmektedir.

  1. Yargılama Şartları

Sanığın Akıl Hastası Olmaması: Suçu işledikten sonra tam akıl hastası olanlar hakkında soruşturma yapılabilir ve dava açılabilir; ancak kovuşturma yapılamaz. Bu hallerde mahkeme durma kararı erir.

Sanığın Gaip Olmaması: Bulunduğu yer bilinmeyen veya yurt dışında bulunup da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan sanık gaip sayılır. Gaipler hakkında soruşturma yapılabilir ve dava açılabilir ancak duruşma yapılmaz. Bu hallerde mahkeme durma kararı verir.

Gaip sanık ile kaçak sanık farklıdır. Kaçak sanık hakkındaki kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak için yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişidir. Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkumiyet kararı verilemez.

Zorlama Amaçlı El Koyma: Kaçak sanığın duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye’de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak mahkeme kararıyla el konulabilir. Gaiplere uygulanmaz.

Güvence Belgesi: Mahkeme, gaip veya kaçak olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi halinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir.

VII. ESKİ HALE GETİRME

Kusuru olmaksızın hak düşürücü bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hale getirme isteminde bulunabilir.

Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse de kişi kusursuz sayılır. Eski hale getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren 7 GÜN içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye yapılır.

Kabulüne ilişkin kararlar kesindir, reddine ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Dilekçe kararın yerine getirilmesini durdurmaz, ancak mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir.

VIII. DELİLLER ve DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

CMK’ da delil serbestisi vardır. Hakim tarafların ileri sürdüğü delillere bağlı değildir. Resen kendisi delil toplayabilir.

CMK’ da imtiyazlı delil yoktur.

CMK’ da delil hiçbir zaman objektif kesinliği göstermez.

Fail suçsuzluğunu ispat etmek zorunda değildir. C. Savcısı, katılan ve hakim esas itibariyle sanığın suçlu olduğunu ispat etmelidir.

Delillerin taşıması gereken özellikler;

  • Gerçekçi ve akılcı olmalıdır.
  • Elde edilebilir olmalıdır
  • İspat bakımından önemli olmalıdır.
  • Müşterek olmalıdır
  • Hukuka uygun olmalıdır.
  • Her aşamada ileri sürülebilir olmalıdır.
  • Deliller olayı temsil etmelidir.
  1. Şüpheli veya Sanık Beyanı

İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi kural olarak davetiye ile çağırılır.

Kimlik bilgileri dışında susma hakkını kullanabilir hatta doğruyu söylemek zorunda da değildir. Kimlik bilgilerini doğru söylemek zorundadır.

Şüphelinin veya sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilaç verme, aldatma, cebir veya tehditte bulunma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz. Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.

Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.

Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması gerekiyorsa, bu işlemi sadece cumhuriyet savcısı yapabilir. 

  1. Tanık Beyanı

            Herkes tanık olabilir. Yalan tanıklıktan mahkum olanlar, çocuklar, akıl hastaları da tanık olabilir. Ancak sanık kendi davasında tanık olarak dinlenemez.

Mağdur tanık olarak dinlenebilir ancak kendisine yemin verdirilmez.

Tanık çağrı kağıdı ile çağrılır, mazeret bildirmeden gelmezse zorla getirilir ve sebep olduğu giderleri öder. Tutuklu ilerde tanık doğrudan zorla getirilir.

Tanık doğruyu söyleyeceği hususunda dinlenmeden önce veya sonra yemin eder. Soruşturma evresinde savcılarda tanıklara yemin verirler. Ancak kolluğun yemin verdirerek tanık dinleme yetkisi yoktur.

Sağır ve dilsizler yazıp imzalamak suretiyle, okuma yazması yoksa işaret tercümanı aracılığıyla yemin ederler.

Yalan tanıklık eden kişi yalan tanıklık suçundan cezalandırılır.

Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanıklar hakkından 3 ayı geçmemek üzere disiplin hapis verilebilir. Kişi tanıklığa ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde hemen serbest bırakılır. Bu tedbirleri almaya naip hakim ve istinabe olunan mahkeme ile soruşturma evresinde sulh ceza hakimi yetkilidir.

Tanıkların dinlenmesi sırasındaki görüntü veya sesler kayda alınabilir.

Tanıklıktan Çekinme

  1. Şüpheli veya Sanığa Yakınlıkları Sebebiyle Tanıklıktan Çekinebilecekler
  • Şüpheli veya sanığın nişanlısı
  • Şüpheli veya sanığın eşi veya eski eşi
  • Kan ve kayın hısımlığından altsoy veya üstsoyu
  • 3. derece dahil kan veya 2. derece dahil kayın hısımları
  • Sanıkla arasında evlatlık bağı bulunanlar

Bu kişiler tanıklıktan çekinmezse, yemin verip vermemek mahkemenin takdirine bağlıdır. Ancak, mahkeme yemin teklif etse dahi yemin etmekten çekinebilirler.

  1. Meslekleri ve Sürekli Uğraşları Sebebiyle Tanıklıktan Çekinebilecekler
  • Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcıları
  • Sağlık personeli
  • Mali işlerde görevlendirilmiş müşavir ve noterler

Avukatlar ve stajyerleri veya yardımcıları rıza gösterilse bile tanıklıktan çekinebilirler fakat diğerleri rıza gösterilirse tanıklık yapmak zorundadırlar.

  1. Tanıklıktan Kısmi Çekinme
  • Tanık kendisini ve yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilir.

NOT: Bunların dışında Cumhurbaşkanı kendi takdiri ile tanıklıktan çekinebilir.

Yemin Verilmesi Yasak Olan Tanıklar;

  • Dinlenme sırasında 15 yaşını doldurmamış olanlar ( çocuk değil )
  • Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin anlam ve önemini kavrayamayanlar.
  • Soruşturma ve kovuşturma konusu suçlara iştirak etmekten şüpheli ve sanık veya hükümlü olanlar
  • Soruşturma ve kovuşturma konusu suçlar hakkında suluyu kayıtmak, suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmekten şüpheli ve sanık veya hükümlü olanlar yeminsiz dinlenir.
  1. Bilirkişi Mütalaası

            Teknik bilgisi veya uzmanlığı ile yargıca yardımcı olan kişiye bilirkişi denir.

Bilirkişi görüşünün alınmasına tarafların istemi üzerine veya resen mahkeme tarafından karar verilebilir.

Soruşturma evresinde C. Savcısı da bilirkişiye başvurabilir.

Şu kişiler veya kurumlar bilirkişi görevini kabul etmekle yükümlüdürler;

  • Resmi bilirkişilikle görevlendirilmiş olanlar ( Adli Tıp )
  • Bilirkişi listesinde yer alanlar
  • İncelemenin yapılması için bilinmesi gerekli fen ve sanatları meslek edinenler
  • İncelemenin yapılması için gerekli mesleği yapmaya resmen yetkili olanlar

Bilirkişi raporunda hakim tarafından yapılması gereken hukuki değerlendirilmelerde bulunulamaz.

Bilirkişi görevini yerine getirmek amacıyla bilgi edinmek için şüpheli veya sanık dışındaki kimselerin de bilgilerine başvurabilir.

Bilirkişi görevini yerine getireceği süre en çok 3 aydır. Bu süre 3 ay daha uzatılabilir.

Bilirkişinin Reddi

  • C. Savcısı
  • Katılan
  • Katılan vekili
  • Şüpheli veya sanık
  • Müdafi
  • Kanuni temsilci

Bilirkişinin reddini isteyebilir. Soruşturma evresinde savcı tarafından kabul edilmeyen ret istemi sulh ceza hakimi tarafından incelenir.

Tanıklıktan çekinmeyi gerektirecek sebepler bilirkişiler hakkında da geçerlidir. Bilirkişi geçerli değer sebeplerde de görüş bildirmekten çekinebilir.

Yeminden, görüş ve oy bildirmekten çekinen bilirkişiler hakkında 3 ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir.

  1. Gözlem Altına Alma

Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığı, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişi davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için uzman hekimin önerisi üzerine, resmi bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına karar verilebilir.

Gözlem altına alma soruşturma evresinde sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilebilir.

Gözlem altına alınan kişinin müdafisi yoksa kendisine müdafi görevlendirilir.

Gözlem süresi 3 haftayı geçemez. Bu süre her defasında 3 haftayı geçmemek üzere uzatılabilir, ancak toplam süre 3 ayı geçemez.

Gözlem altına alınma kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz kararına yerine getirilmesini durdurur.

  1. Keşif

            Keşif, suç işlenen yerin, suç eşyasının, suç izlerinin incelenmesidir. Keşif, hakim veya mahkeme veya naip hakim ya da istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. 

  1. KORUMA TEDBİRLERİ

            Koruma tedbirleri ceza muhakemesinin sağlıklı yürütülebilmesi ve ileride verilecek hükmün uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla uygulanan tedbirlerdir. Koruma tedbirleri ceza değildir ve gerekli olmadığı sürece bu tedbirlere başvurulmaması gerekir.

  1. Yakalama ve Gözaltı

Geçici Yakalama ( Yakalama Emri Olmadan Yakalama )

Suçüstü Hallerinde: Şu hallerde herkes tarafından geçici yakalama yapılabilir.

  • Kişiye suç işlerken rastlanması
  • Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması

Diğer Hallerde: Tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde; C. savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdirde kolluk görevlileri yakalama yetkisine sahiptirler. Kolluk yakalanan kişiye haklarını bildirir.

Şikayete Bağlı Suçlar: Takibi şikayete bağlı suçlarda yakalama yapılabilmesi için şikayet şartının gerçekleşmesi gerekir. Ancak takibi şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikayete bağlı değildir.

Ykalama Emrine Dayanan Yakalama

Soruşturma evresinde çağrı kağıdı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, C. Savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir.

Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri resen ya da C. Savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından verilir.

Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında C. Savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilir.

Gözaltına Alma 

Geçici olarak yakalanan kişi, serbest bırakılmazsa C. Savcısının kararıyla gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu yol süresi ise 12 saatten fazla olamaz.

Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; C. Savcısı gözaltı süresinin her defasında 1 günü geçmemek üzere 3 gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.

Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin C. Savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafi veya kanuni temsilci, eşi ya da 1. veya 2. derecede kan hımsı, hemen serbest bırakılmasını sağlamak için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Sulh ceza hakimi 24 saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.

Hakim veya mahkeme tarafından verilen yakalama üzerine yakalanan kişi en geç 24 saat içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılır. Yakalanan kişi en geç 24 saat içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılmıyorsa, aynı süre içerisinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değilse en yakın adliyede sesli ve görüntülü iletişim sistemini kullanılması suretiyle yetkili hakim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır. ( 2014 değişikliği )

Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, C. Savcısının emriyle derhal bir yakınına bildirilir.

  1. Tutuklama

            Kuvvetli suç şüphesinin varlığı gösteren somut delillerin ( 2014 değişikliği ) ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, tutuklama kararı verilebilir. Tutuklama şartlarının oluşması durumunda hakim tutuklama kararı vermek zorunda değildir, takdir yetkisi vardır. Hakim tutuklama şartlarının gerçekleşmesi halinde tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasına da karar verebilir.

Tutuklama Kararını Verecek Merciler

Soruşturma evresinde tutuklama kararı, c.savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından verilir.

Kovuşturma evresinde tutuklama kararı, c.savcısının istemi üzerine veya resen mahkemece karar verilir.

C.savcısı ve adli kolluk tutuklama kararı veremez. Ancak soruşturma evresinde c.savcısı tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varacak olursa şüpheliyi resen serbest bırakabilir. Savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı da verdiğinde şüpheli serbest kalır.

Tutuklu olan şüpheli veya sanık her aşamada salıverilmesini isteyebilir. Hakim veya mahkeme 3 gün içinde istemi karara bağlar.

Tutuklamanın Şartları

  • Kuvvetli suç şüphesinin varlığı gösteren olguların bulunması
  • Bir tutuklama nedeninin bulunması

* Kaçma şüphesi

* Delilleri karartma şüphesi

* Tutuklama nedeninin varsayılabilmesi

Tutuklama Kararı Verilemeyecek Haller

  • Sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilmez.
  • İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde tutuklama kararı verilmez.

Gıyabi Tutuklama Kararı

  • Yabancı ülkede bulunan kaçaklar hakkında gıyabi tutuklama kararı verilebilir.
  • Türkiye’de saklanan kaçaklar hakkında gıyabi tutuklama kararı verilemez.
  • Türkiye’de veya yabancı ülkede bulunan kaçaklar hakkında yakalama emri düzenlenebilir.

Tutuklulukta Geçen Süre

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok 1 yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde 6 ay daha uzatabilir. ( 1 yıl + 6 ay )
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok 2 yıldır. Bu süre zorunlu hallerde 3 yıl daha uzatılabilir. ( 2 yıl + 3 yıl )

Tutukluluğun İncelenmesi

  • Şüpheli veya sanığın tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğini en geç 30 günde bir yeniden gözden geçirilir. Yani soruşturma evresinde sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise hakim veya mahkeme en geç 30 günde bir şüpheli veya sanığın tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğine karar verir.

NOT: Tutuklama kararına itiraz süresi 7 gündür. 

  1. Adli Kontrol

            Adli kontrol tutuklamanın alternatifidir. Tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

Tutuklama yasağı öngörülen hallerde de adli kontrol kararı verilebilir. Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Adli kontrol şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir;

  • Yurt dışına çıkmamak
  • Hakim tarafından belirlenen yerele, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak
  • Hakimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin veya eğitimine devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak
  • Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanmamak ve gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek
  • Uyuşturucu veya alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek
  • Hakimce belirlenecek güvence miktarını yatırmak
  • Silah bulundurmamak veya taşıyamamak
  • Konutu terk etmek veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek veya belirlenen yer veya bölgelere gitmemek

Adli Kontrol Kararı ve Hükmedecek Merciler

Soruşturma evresinde adli kontrol kararı, c.savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından verilir.

Kovuşturma evresinde adli kontrol kararı, c.savcısının istemi üzerine veya resen mahkemece karar verilir.

Adli kontrole ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek hariç, adli kontrol altında geçen süre şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez.

Adli kontrole uymayan şüpheli veya sanık hakkında hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı merci hemen tutuklama kararı verebilir.

  1. Arama

            Şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla, makul şüphe varsa ( 2014 değişikliği ) şüpheli veya sanığın ya da diğer bir kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.

Konutta, iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Ancak suçüstü ve gecikmesinde sakınca bulunan haller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar gece de yapılabilir.

Arama Kararını Verebilecek Merciler

Arama kural olarak hakim kararı ile yapılır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılır.

Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile yapılır.

Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, kolluk amirinin yazılı emri ile yapılamaz. Yani konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama sadece hakim ve c.savcısının emri ile yapılır.

Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak c.savcısının denetiminde aranabilir.

C.savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.

Askeri mahallerde yapılacak arama, c.savcısının istem ve katılımıyla askeri makamlar tarafından yerine getirilir.

Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.

Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya kağıtlarını inceleme yetkisi, c.savcısı ve hakime aittir.

  1. El Koyma

            İspat aracı olara yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerine el konulabilir.

El Koyma Kararı Verebilecek Merciler

El koyma kural olarak hakim kararı ile yapılır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılır.

Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile yapılır.

Hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren 48 saat içinde açıklar, aksi takdirde el koyma kendiliğinden kalkar.

Eşya veya malvarlığı değerlerinin teslimden kaçınma halinde bu şeyin zilyedi hakkında 3 aya kadar disiplin hapis uygulanabilir.

El Koyma Yasağı: Şüpheli veya sanık ile tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektuplara ve belgelere, bu kimselerin nezdinde bulundukça el konulamaz.

İçeriği Devlet Sırrı Niteliğindeki Belgelerin Mahkemece İncelenmesi

Hapis cezasının alt sırı 5 yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak; bir suç olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Devlet sırrı niteliğinde bilgileri içeren belgeler ancak mahkeme hakimi veya heyeti tarafından incelenebilir.

Taşınmazlara, Hak ve Alacaklara El Koyma

Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde şüpheli veya sanığa ait, taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyulabilir.

Somut olarak belirlenen bu taşınmaz, hak ve alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi el koyma işlemi yapılabilir ( 2014 değişikliği )

Taşınmazlara el koyma kararı tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir.

Bu el koyma bazı suçlarla ilgili yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda mümkündür ve bu el koymaya ağır ceza mahkesince oy birliği ile karar verilir. ( 2014 değişikliği )

Postada El Koyma

Posta hizmeti veren her türlü resmi veya özel kuruluşta bulunan gönderilere,hakimin veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde c.savcısının kararı ile el konulabilir.

Bilgisayarlarda, Bilgisayar Programlarında ve Kütüklerinde Arama ve El koyma

            Kuvvetli şüphenin varlığı halinde ( 2014 değişikliği ) ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, C.savcısının istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarında kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine hakim tarafından karar verilir.

  1. Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini

            Suçun bir şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerini varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde hakim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kıyım atayabilir. Bu tedbir sadece MDK’ da sayılan suçlarla ilgili uygulanabilir.

  1. Telekomünikasyon Yoluyla İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması

            Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C. Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. ( 2014 değişikliği )

Savcısı kararın derhal mahkemenin onayına sunar ve mahkeme, kararını en geç 24 saat içinde verir. Sürenin dolması veya mahkeme tarafından aksine karar verilememsi halinde tedbir C. Savcısı tarafından derhal kaldırılır. ( 2014 değişikliği )

Bu tedbire ağır ceza mahkemesince oy birliği ile karar verilir. ( 2014 değişikliği )

Telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti soruşturma aşamasında hakim,kovuşturma aşamasında ise mahkeme kararına istinaden yapılır. ( 2014 değişikliği )

Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletimi kayda alınamaz.

Bu tedbir şüpheli veya sanığın müdafiinin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında uygulanamaz.

Tedbir kararı en çok 2 ay için verilebilir ve bu süre 1 ay daha uzatılabilir. Ancak örgütün faaliyet çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, mahkeme bu sürelerin 1 aydan fazla olmamak üzere ve toplamda 3 ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir. ( 2014 değişikliği )

  1. Gizli Soruşturmacı Görevlendirme

            Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan bulunması halinde ağır ceza mahkemesi oy birliği ile karar vererek gizli soruşturmacı görevlendirebilir. ( 2014 değişikliği )

  1. Teknik Araçlarla İzleme

            Teknik araçla izlemeye ağır ceza mahkemesi oybirliği ile karar verir. ( 2014 değişikliği )

Teknik araçlarla izleme kararı en çok 3 haftalık süre için verilebilir. Bu süre gerektiğinde 1 hafta uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde hakim 1 haftadan fazla olmamak üzere ve toplam 3 haftayı geçmemek üzere sürenin uzatılmasına karar verebilir. ( 2014 değişikliği )

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat

            Koruma tedbirinin uygulanması nedeniyle haksızlığa uğrayan kişiler şartların gerçekleşmesi halinde maddi ve manevi bütün zararlarını devletten tazminat olarak isteyebilirler.

Tazminat istemi sadece yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma tedbirleri ile sınırlı olarak kabul edilmiştir.

Tazminat istemi karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde yapılmalıdır.

İstem zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise başka ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.

Ödenen tazminat hâkim veya savcılara rücu edilir ( 2014 değişikliği )

İftira konusu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama hallerinde devlet iftira eden veya talan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder.

  1. CEZA MUHAKEMESİ EVRELERİ
  2. Soruşturma Evresi

            Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreye soruşturma evresi denir.

  • Gizlidir.
  • Yazılıdır.
  • Kamusaldır
  • Dağınıktır.

Soruşturma işlemleri bizzat savcılık tarafından veya savcılık adına adli kolluk tarafından yapılır. Soruşturmayı yürütmek ve sonuç çıkarmak yetkisi savcılık makamına aittir. Soruşturma evresinde savcı şüphelinin ifadesini alabilir, tanık dinleyebilir, bilirkişi görevlendirebilir, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde keşif yapabilir, yer gösterme işlemi yapabilir. Savcı şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplar.

Soruşturma evresinde hakim kararıyla yapılması gereken işlemler sulh ceza hakimi tarafından yapılır.

Soruşturmanın Sulh ceza Hakimince Yapılması ( İstisna ): Suçüstü hali ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, cumhuriyet savcısına erişilemiyorsa veya olay genişliği itibariyle cumhuriyet savcısının iş gücünü aşıyorsa, sulh ceza hakimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir.

  1. Kovuşturmaya Yer Olmadığı ( Takipsizlik ) Kararı

            Cumhuriyet savcısı soruşturma evresi sonunda, kamu davasın açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Suçtan zarar gören, bu kararın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içindesavcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir ( 2014 değişikliği )

Sulh ceza hakimliği itirazı haklı bulursa savcı iddianame düzenleyerek davayı açar.

  1. Kamu Davasının Açılması

            Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı bir iddianame düzenler.

Mahkeme iddianamenin ve soruşturma evrakının kendisine verildiği tarihten itibaren15 gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra iddianamenin kabulüne veya iadesine karar verir.

15 gün içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.

İade kararına karşı sadece C. Savcısı itiraz yoluna başvurabilir.

  1. Kamu Davasını Açmada Takdir Yetkisi

Cezayı Kaldıran Etkin Pişmanlık ve Şahsi Cezasızlık Halleri: Cezayı kaldıran etkin pişmanlık ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Bu karara itiraz edilemez.

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi: Şu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde, yeterli şüphenin varlığına rağmen savcı kamu davasının açılmasını 5 yıl süreyleertelenmesine karar verebilir.

  • Suçun takibi şikayete bağlı olmalıdır.
  • Cezanın üst sınırı 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır.
  • Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkum olmaması gerekir.
  • Yapılan soruşturma, erteleme halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermelidir.
  • Kamunun veya mağdurun uğradığı zarar, iade veya tazmin suretiyle giderilmelidir.
  • Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olmalıdır.

Ertelenme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Ertelenme süresince zamanaşımı işlemez.

Suçtan zarar gören, bu kararın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemensin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir. ( 2014 değişikliği )

  1. Kovuşturma Evresi

            İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Kovuşturtma evresinde şüpheli ‘ sanık ‘ adını alır.

Bu evrede mahkeme duruşma günü belirler ve iddianame çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur. Çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az 1 hafta süre bulunması gerekir.

Duruşmada Hazır Bulunacaklar

            Şu kişiler duruşmada mutlaka bulunması gerekir.

  • Hakim veya hakimler
  • Cumhuriyet savcısı ( sadece ağır ceza mahkemesinde )
  • Zabıt kâtibi
  • Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafi

NOT: Kovuşturma evresinde birden çok savcı veya avukat duruşmaya katılabilir.

Duruşmanın Düzen ve Disiplini

            Duruşma düzeni mahkeme başkanı veya hakim tarafından sağlanır. Duruşmanın düzenini ve disiplinini bozan kişiler 4 güne kadar disiplin hapsine hükmedilebilir. Ancak avukatlar ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.

Duruşmanın Açıklığı ve Kapalılığı

Duruşma kural olarak herkese açıktır.

İhtiyarı Kapalılık: Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde, mahkeme duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verebilir.

Zorunlu Kapalılık: Sanık 18 yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hükümde kapalı duruşmada açıklanır.

Yayın Yasağı: Kapalı duruşmaların içeriği hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamaz.

Sanığın Yokluğunda Duruşma

            Suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise, sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.

Doğrudan Soru Yöneltme ( Çapraz Sorgu )

            Aşağıdaki kişiler sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler.

  • C. Savcısı
  • Müdafi
  • Katılan vekili
  • Hakimler
  1. DURUŞMANIN SONA ERMESİ ve HÜKÜM

Duruşma sonunda mahkeme vicdani kanaatine göre hüküm verir.

  • Beraat
  • Ceza verilmesine yer olmadığı kararı
  • Mahkûmiyet
  • Güvenlik tedbirine hükmedilmesi
  • Davanın reddi
  • Düşme kararı

Bu kararlara karşı itiraz değil, istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

  1. Beraat Kararı
  • Fiilim suç sayılmaması
  • Suçun sanık tarafından işlenmemesinin sabit olması
  • Failin kast veya taksirinin bulunmaması
  • Olayda hukuka uygunluk nedeninin bulunması
  • Suçun sanık tarafından işlemediğinin sabit olmaması ( delil yetersizliği )
  1. Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı
  • Ya küçüklüğü
  • Akıl hastalığı
  • Sağır ve dilsizlik
  • Geçici nedenler
  • Hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
  • Zorunluluk hali
  • Cebir veya tehdit
  • Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması
  • Kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlerde hataya düşülmesi
  • Etkin pişmanlık
  • Şahsi cezasızlık hali
  • Karşılıklı hakaret
  • İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı
  1. Mahkûmiyet Kararı

Yüklenen suçu işlediğinin sabit ( kesin ) olması halinde, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilir.

  1. Davanın Reddi

Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.

  1. Düşme Kararı

Düşme sebeplerinin varlığı ( dava zamanaşımı, uzlaşma, ön ödeme, genel af ) ya da dava şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde davanın düşmesine karar verilir.

Durma Kararı

            Dava şartının gerçekleşebileceği ihtimali varsa gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Örneğin sanık kovuşturma evresinde milletvekili seçilirse durma kararı verilir. Durma kararı hüküm sayılmaz ve bu karar karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Derhal beraat kararı verilebilecek durumlarda, durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

            Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Şu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir.

  • Yargılama sonunda hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması
  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması
  • Sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaatin oluşması
  • Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın iade veya tazmin suretiyle giderilmesi
  • Sanığın kabul etmesi
  • İnkılap kanunlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
  • Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. ( 2014 değişikliği )

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak düşme kararı verilir.

Denetim süresi içinde sanığın yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklerine aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hüküm olmadığı için itiraz yoluna başvurulabilir.

Oy Verme ve Oyların Toplanması

            Mahkemece karar ve hükümler oybirliği veya oyçokluğuyla verilir. Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir

Kamu Davasına Katılma ( Müdahil Olma )

Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesinde kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.

Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz.

Katılma istemi mahkemeye dilekçe verme veya tutanağa geçirilmek suretiyle sözlü olarak yapılabilir.

Katılmadan önce verilmiş olan kararlar katılana tebliğ edilmez.

Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler.

Katılanın ( Müdahilin ) Bazı Hakları

  • Avukat görevlendirilmesi
  • Kanun yollarına başvurma
  • Hâkimin reddini isteme
  • Bilirkişinin reddini isteme
  • Alınacak kararlara karşı görüş bildirme
  • Mahkeme başkanı veya hakim aracılığı ile tanığa, sanığa ve bilirkişiye soru sorma

XII. KANUN YOLLARI

OLAĞAN KANUN YOLLARI OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI
İtiraz İstinaf Temyiz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı Kanun Yararına Bozma Yargılamanın Yenilenmesi
7 GÜN 7 GÜN 7 GÜN Sanık aleyhine ise 30 GÜN, Sanık lehine ise süre YOK. Süre Yok. Kural olarak süre yok, AİHM kararına dayanıyorsa 1 YIL
* Sulh ceza hâkimliğinin verdiği kararlara sonraki numaralı sulh ceza hâkimliğine* Asliye Cezaya karşı Ağır Ceza

* Ağır Cezaya karşı başka Ağır Ceza

* Bölge Adliye Mahkemesi * Yargıtay(ceza dairesi) * Yargıtay( Ceza Genel Kurulu ) * Yargıtay(ceza dairesi) * Hükmü veren mahkeme

 

ceza muhakemesi hukuku ceza muhakemesi Ceza muhakemesi hukuku  ders notları ceza muhakemesi hukuku

ceza muhakemesi hukuku




  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Lütfen Disqus eklentisini kurun.